Toplumsal İcazet
Toplumsal icazet yani toplumun kabul etmiş olarak verdiği yetki ne
kadar önemli !
Eskiden bilgiye ulaşım bu kadar kolay değildi, Eğitim ve kültür
seviyesinin toplumda daha düşük seviyelerde olduğu kaynaklarda
da görülebilir.
Bilgiye ulaşım zor ve bundan dolayı , Ancak bir egitim yerinde bilgi
öğrenilebilirdi...
Bilim ve internet çağında bu durum hızla değişmekte, eğer kişi
hevesli ise her şekilde bilgiye ulaşarak..Var olan teknolojinin de
yardımı ile epey bilgi öğrenebilir.
Deneme yanılması çok fazla olan bir takım kaynak ve zamanın
önemini gözardı ederek! Bazan şans işi güzel sonuçları yakalasa
da nasıl olduğunu tam kavrayamadan zaman ve kaynak israflı
çalışmasını sürdürerek çalışır. Bu arada farklı bakış açısına göre
farklı güzel eserler! Verebilir...
Fakat püf noktasını rehberi olan kadar kolay öğrenemez, Daha
çok sayıda ki deneme yanılma ile yeni tekrarlar yapmak
zorundadır.
Kısaca;
Sonuca zorluklardan sonra pes etmez ise varabilir.
Bu bilim ve sanatta aynı şekilde ilerler lakin, bilim de akli yetenek
(bkz.1) önemli iken...
Sanatta(bkz.2) hem akli, hem beceri diyebileceğim özgünlüklerle
"elini veya bir organını kullanma zorunlulugu'' da devreye
girmektedir.
Çalışmalardaki deneme yanılmalar esnasında yine özgün
diyebileceğimiz güzel buluşlar veya çalışmaların ortaya çıktığını
okuyup duyabiliyoruz, hatta internet denen çağın kolaylığı
sayesinde uzakta da olsak görebiliyoruz. Bu çağdaş iletişim
durumu inovasyonuda körükler halde dir.
Bu hal durum neticesi ile oluşan farklılıklar;
Bilimde; bilimselliğin getirisinin sanayiye uygulanabildiği ölçüde
değişik çalışma alanlarında her gecen gün hayatımızı
kolaylaştıran yeniliklere yol açar iken,
sanatta ise; hayatımıza kolaylaştırıcı tasarım veya ruhumuza
dokunarak hitap eden yeni güzellikler katıyor.
Kısaca söylemek gerekirse, ikisinin karması sonucu, göze ve
gönüle hitap eden aynı zamanda hayatımızı oldukça
kolaylaştırabilir de olan yeni yeni ürünleri ''çağdaş vitrinler''de
yerini almış veya almaya hazırlanmış sırada olarak bolca
görmekteyiz...
Sanat çalışmalarında ortaya çıkan güzellikler toplum
tarafindan kabul görür ise, sanatın o görünen güzelliğini ortaya
çıkarma yetisine sahip olmuş ilk kişi çalışmasına devam ederken
çalışmaları ve bilgisi rağbet görmesi neticesi, kendi bilgisini ihtiyaç
duyana ögretmeye başlamış bir durumda yeni isteklilere rehber
oluyor ise toplum onayını aldığı söylenebilir ki Iste bu durum
''toplumsal icazet''in sonucudur...
Öğrenenler arasında üstün yetenekli olup eserlerinin güzelliği
kendini geçenler olunca! Böylesi öğrenenlerininin eserlerinide
aynen kendininmiş gibi kabul ederek, destekleme yürekliliğini
gösterebilen! Egosunu*(benlik duygusu) yenmiş insan ise artık
sanatta bir hoca olmuştur...Usta olmuştur...
(yeni güzellikleri ortaya çıkarma yetisine sahip kişilerin keşfi)
Toplumun icazeti süregendir ve bu sürekliliği sağlayıcı olduğu için
sadece teknik sanata ve göreceli olan görsel güzelliğe bakılmaz,
başka toplumsal değerlerdeki uyumda önem taşır ve önemlidir.
Uyum oldugu surece;
Hocalar ve öğrencileri ve de onlarında öğrencileri olarak bu
böyle zircirleme hatta biraz paskal üçgeni tarzı devam eder
gider...
Esas icazet (izin belgesi) toplumun veya o işe gönül veren
büyük topluluğun, Rehber seçtikleri kişiyi
yaptıkları ile, yani varsa; eserleri ile, hal ve hareketleri ile, rehber
olduğu konuda temsile yetkili görerek kabulu Toplumsal İcazeti
almış olduğunun delili diye düşünülmeli...
Kısaca usta veya hoca bir kişidir ve verdiği izin belgesi
sadece değerli birinin verdigi, bana göre bu sanatı yapabilirliğini
gösteren birtür güven belgesi olmakla birlikte, yine bu belge
toplum icazeti (izni ) olmaz ise hiçbir işe yaramaz...Manevi değeri
olan bir belge olarak kalır.
Topluma bakacak olursak icazetini öyle kolay vermez, Eğer
toplumsal icazete kavuşan biri var ise! Bu o kişinin belli kriterleri
uzun zaman ve emek (*) sonucu geçmesi ile olmuştur.
Demem o ki;
(*)Zaman göreceli olarak! Farkli kişiler aynı işi, farkli zaman
süresinde, farklı yetenek ile kavrar.
Eğer bir gözlem yapacak olursak, gördüğümüz üzere;
Benzerlik oranı keskin özdeş iki vaka aynı eşit şartlarda
gerçekleşse bile vaka konuyu;
1-Bazı insanar çok uzun çalışma yaparak öğreniyor
iken,
2-Bazıları çok kısa sürede öğrenebiliyor
olduğu bilimin literatüründe de takip edilebiliyor...
Bu ikinci bölüme giren insanlar farkında olmadan, uzun süre
içinde olan yeteneginin, küçük bir dokunuş diyebileceğimiz
dışardan etki sonucu dışarı çıkarır!
İçindeki potansiyel artık patlamıştır ve kendini frenleyemez çılgın
patlamalarının olduğu böyle bir döneminde! Gecesi gündüzü
birbirine karışsa bile , bilinen o ki bütün gücünü emeğini
çalışmasına ayırır olduğudur.
Kendi farketmesede çevrenin gördüğü onun hep daha güzeli
üreten olduğudur.
İşte böylesi durumda olanlar, Toplumun da kabul ettiği gereken
özelliklere de sahip ise,
Toplumun, bireyin çalışmalarına takdir bakışı, sonucu konuyla
ilgili yetkinlige kavustugu anda,yaptığına onayı, onun rehberliğini
kabul ettiği, yani izin verdiğidir.
Kısaca
Toplum icazeti vermiş, birey "Toplumsal İcazet"ini almıştır.
*(Yani ilahi kudretten gelen ''bir tür ebru diye düşündüğüm''
algılama yeteneği her yaratılan da farklı düzeyde ve bu durumun
genelde herkesin farkettiği hal durumu olduğu inkar edilmemeli.)
NURGUN CERITOGLU
1220/160712/RZ
Sanatta Toplum!*
Elle şekillenen zenaat işi,Akılla çizilip, elle şekillenen ustalık işi,
Yürekle görüp akılla çizip elle şekilleyen kişinin ki özgün sanat işi,
Zenaatçıdır her er kişi, Sanat! o özel bişi,Sanatcı da özel kişi.
Sanat eseri için yürek, akıl, gerek! Birde ter!Hemde fiziki!

Zenaate sanat denilmez! Bu üç kuraldan varsa tek bir eksiği.
Tökezlersin, mat olursun yoksa gönul de ilham ve duygu seli
Atılırsan öne hiç çare yok ya göstereceksin kendini,Ya da...
Cahil cesaretli olmaz sanatcı olan, akıl ve yürekle bilen birisi,
Sanatcıyım demez her kişi, Bilir sanatta toplumun paye verdiğini.
Nurgun Cerıtoglu
http://coskunlukanlari.blogspot.com/2012/10/toplum-elle-sekillenen-zenaat-isiaklla.html#links
*http://nurgun-nur.blogspot.com/2012/07/ego-ve-inanc.html#links
(bkz.1)http://www.google.com.tr/search?q=Halim+%C3%96zyaz%C4%B1c%C4%B1&hl=tr&prmd=imvns&tbm=isch&tbo=u&source=univ&sa=X&ei=SvADULnjH4zdsga4vK2OAg&ved=0CFIQsAQ&biw=1280&bih=642http://www.google.com.tr/search?q=mimar+sinan+eserleri&hl=tr&sa=X&prmd=imvnso&tbm=isch&tbo=u&source=univ&ei=o-8DUOrYDIbhtQbco9nWBg&ved=0CHoQsAQ&biw=1280&bih=642
http://nurgun-nur.blogspot.com/2012/07/bilim-calismasi-yapabilmek-icin-hareket.html#links
www.tubitak.gov.tr/?ot=2&sid=541
(bkz.2)http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_15/14_kavuran.pdf
http://www.baskent.edu.tr/~tkaracay/etudio/agora/sanat/BilimVeSanat.htm
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=k%C3%BClt%C3%BCr+ile+sanat+aras%C4%B1ndaki+farklar
Sanat - Vikipedi
Toplumsal icazet yani toplumun kabul etmiş olarak verdiği yetki ne
kadar önemli !
Eskiden bilgiye ulaşım bu kadar kolay değildi, Eğitim ve kültür
seviyesinin toplumda daha düşük seviyelerde olduğu kaynaklarda
da görülebilir.
Bilgiye ulaşım zor ve bundan dolayı , Ancak bir egitim yerinde bilgi
öğrenilebilirdi...
Bilim ve internet çağında bu durum hızla değişmekte, eğer kişi
hevesli ise her şekilde bilgiye ulaşarak..Var olan teknolojinin de
yardımı ile epey bilgi öğrenebilir.
Deneme yanılması çok fazla olan bir takım kaynak ve zamanın
önemini gözardı ederek! Bazan şans işi güzel sonuçları yakalasa
da nasıl olduğunu tam kavrayamadan zaman ve kaynak israflı
çalışmasını sürdürerek çalışır. Bu arada farklı bakış açısına göre
farklı güzel eserler! Verebilir...
Fakat püf noktasını rehberi olan kadar kolay öğrenemez, Daha
çok sayıda ki deneme yanılma ile yeni tekrarlar yapmak
zorundadır.
Kısaca;
Sonuca zorluklardan sonra pes etmez ise varabilir.
Bu bilim ve sanatta aynı şekilde ilerler lakin, bilim de akli yetenek
(bkz.1) önemli iken...
Sanatta(bkz.2) hem akli, hem beceri diyebileceğim özgünlüklerle
"elini veya bir organını kullanma zorunlulugu'' da devreye
girmektedir.
Çalışmalardaki deneme yanılmalar esnasında yine özgün
diyebileceğimiz güzel buluşlar veya çalışmaların ortaya çıktığını
okuyup duyabiliyoruz, hatta internet denen çağın kolaylığı
sayesinde uzakta da olsak görebiliyoruz. Bu çağdaş iletişim
durumu inovasyonuda körükler halde dir.
Bu hal durum neticesi ile oluşan farklılıklar;
Bilimde; bilimselliğin getirisinin sanayiye uygulanabildiği ölçüde
değişik çalışma alanlarında her gecen gün hayatımızı
kolaylaştıran yeniliklere yol açar iken,
sanatta ise; hayatımıza kolaylaştırıcı tasarım veya ruhumuza
dokunarak hitap eden yeni güzellikler katıyor.
Kısaca söylemek gerekirse, ikisinin karması sonucu, göze ve
gönüle hitap eden aynı zamanda hayatımızı oldukça
kolaylaştırabilir de olan yeni yeni ürünleri ''çağdaş vitrinler''de
yerini almış veya almaya hazırlanmış sırada olarak bolca
görmekteyiz...
Sanat çalışmalarında ortaya çıkan güzellikler toplum
tarafindan kabul görür ise, sanatın o görünen güzelliğini ortaya
çıkarma yetisine sahip olmuş ilk kişi çalışmasına devam ederken
çalışmaları ve bilgisi rağbet görmesi neticesi, kendi bilgisini ihtiyaç
duyana ögretmeye başlamış bir durumda yeni isteklilere rehber
oluyor ise toplum onayını aldığı söylenebilir ki Iste bu durum
''toplumsal icazet''in sonucudur...
Öğrenenler arasında üstün yetenekli olup eserlerinin güzelliği
kendini geçenler olunca! Böylesi öğrenenlerininin eserlerinide
aynen kendininmiş gibi kabul ederek, destekleme yürekliliğini
gösterebilen! Egosunu*(benlik duygusu) yenmiş insan ise artık
sanatta bir hoca olmuştur...Usta olmuştur...
(yeni güzellikleri ortaya çıkarma yetisine sahip kişilerin keşfi)
Toplumun icazeti süregendir ve bu sürekliliği sağlayıcı olduğu için
sadece teknik sanata ve göreceli olan görsel güzelliğe bakılmaz,
başka toplumsal değerlerdeki uyumda önem taşır ve önemlidir.
Uyum oldugu surece;
Hocalar ve öğrencileri ve de onlarında öğrencileri olarak bu
böyle zircirleme hatta biraz paskal üçgeni tarzı devam eder
gider...
Esas icazet (izin belgesi) toplumun veya o işe gönül veren
büyük topluluğun, Rehber seçtikleri kişiyi
yaptıkları ile, yani varsa; eserleri ile, hal ve hareketleri ile, rehber
olduğu konuda temsile yetkili görerek kabulu Toplumsal İcazeti
almış olduğunun delili diye düşünülmeli...
Kısaca usta veya hoca bir kişidir ve verdiği izin belgesi
sadece değerli birinin verdigi, bana göre bu sanatı yapabilirliğini
gösteren birtür güven belgesi olmakla birlikte, yine bu belge
toplum icazeti (izni ) olmaz ise hiçbir işe yaramaz...Manevi değeri
olan bir belge olarak kalır.
Topluma bakacak olursak icazetini öyle kolay vermez, Eğer
toplumsal icazete kavuşan biri var ise! Bu o kişinin belli kriterleri
uzun zaman ve emek (*) sonucu geçmesi ile olmuştur.
Demem o ki;
(*)Zaman göreceli olarak! Farkli kişiler aynı işi, farkli zaman
süresinde, farklı yetenek ile kavrar.
Eğer bir gözlem yapacak olursak, gördüğümüz üzere;
Benzerlik oranı keskin özdeş iki vaka aynı eşit şartlarda
gerçekleşse bile vaka konuyu;
1-Bazı insanar çok uzun çalışma yaparak öğreniyor
iken,
2-Bazıları çok kısa sürede öğrenebiliyor
olduğu bilimin literatüründe de takip edilebiliyor...
Bu ikinci bölüme giren insanlar farkında olmadan, uzun süre
içinde olan yeteneginin, küçük bir dokunuş diyebileceğimiz
dışardan etki sonucu dışarı çıkarır!
İçindeki potansiyel artık patlamıştır ve kendini frenleyemez çılgın
patlamalarının olduğu böyle bir döneminde! Gecesi gündüzü
birbirine karışsa bile , bilinen o ki bütün gücünü emeğini
çalışmasına ayırır olduğudur.
Kendi farketmesede çevrenin gördüğü onun hep daha güzeli
üreten olduğudur.
İşte böylesi durumda olanlar, Toplumun da kabul ettiği gereken
özelliklere de sahip ise,
Toplumun, bireyin çalışmalarına takdir bakışı, sonucu konuyla
ilgili yetkinlige kavustugu anda,yaptığına onayı, onun rehberliğini
kabul ettiği, yani izin verdiğidir.
Kısaca
Toplum icazeti vermiş, birey "Toplumsal İcazet"ini almıştır.
*(Yani ilahi kudretten gelen ''bir tür ebru diye düşündüğüm''
algılama yeteneği her yaratılan da farklı düzeyde ve bu durumun
genelde herkesin farkettiği hal durumu olduğu inkar edilmemeli.)
NURGUN CERITOGLU
1220/160712/RZ
Sanatta Toplum!*
Elle şekillenen zenaat işi,Akılla çizilip, elle şekillenen ustalık işi,
Yürekle görüp akılla çizip elle şekilleyen kişinin ki özgün sanat işi,
Zenaatçıdır her er kişi, Sanat! o özel bişi,Sanatcı da özel kişi.
Sanat eseri için yürek, akıl, gerek! Birde ter!Hemde fiziki!

Zenaate sanat denilmez! Bu üç kuraldan varsa tek bir eksiği.
Tökezlersin, mat olursun yoksa gönul de ilham ve duygu seli
Atılırsan öne hiç çare yok ya göstereceksin kendini,Ya da...
Cahil cesaretli olmaz sanatcı olan, akıl ve yürekle bilen birisi,
Sanatcıyım demez her kişi, Bilir sanatta toplumun paye verdiğini.
Nurgun Cerıtoglu
http://coskunlukanlari.blogspot.com/2012/10/toplum-elle-sekillenen-zenaat-isiaklla.html#links
*http://nurgun-nur.blogspot.com/2012/07/ego-ve-inanc.html#links
(bkz.1)http://www.google.com.tr/search?q=Halim+%C3%96zyaz%C4%B1c%C4%B1&hl=tr&prmd=imvns&tbm=isch&tbo=u&source=univ&sa=X&ei=SvADULnjH4zdsga4vK2OAg&ved=0CFIQsAQ&biw=1280&bih=642http://www.google.com.tr/search?q=mimar+sinan+eserleri&hl=tr&sa=X&prmd=imvnso&tbm=isch&tbo=u&source=univ&ei=o-8DUOrYDIbhtQbco9nWBg&ved=0CHoQsAQ&biw=1280&bih=642
http://nurgun-nur.blogspot.com/2012/07/bilim-calismasi-yapabilmek-icin-hareket.html#links
www.tubitak.gov.tr/?ot=2&sid=541
Bilim - Vikipedi
(bkz.2)http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_15/14_kavuran.pdf
http://www.baskent.edu.tr/~tkaracay/etudio/agora/sanat/BilimVeSanat.htm
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=k%C3%BClt%C3%BCr+ile+sanat+aras%C4%B1ndaki+farklar
Sanat - Vikipedi
