BIENVENUE - WELCOME - HOSGELDINIZ .

SAYFAMA HOSGELDINIZ UMARIM BEGENIRSINIZ.

J'ESPERE QUE VOUS AIMEZ BIENVENUE SUR MON SITE.

I HOPE YOU LIKE WELCOME TO MY SITE.

Bayrak


Dalgalan! Ey! Bayrak!
.Sonsuzca Dalgalan!


16 Temmuz 2012 Pazartesi

Toplumsal Icazet

Toplumsal İcazet
Toplumsal icazet yani toplumun kabul etmiş olarak verdiği yetki ne

kadar önemli !

Eskiden bilgiye ulaşım bu kadar kolay değildi, Eğitim ve kültür

seviyesinin toplumda daha düşük seviyelerde olduğu kaynaklarda

da görülebilir.
 Bilgiye ulaşım zor ve bundan dolayı , Ancak bir egitim yerinde bilgi

öğrenilebilirdi...
Bilim ve internet çağında bu durum hızla değişmekte, eğer kişi

hevesli ise her şekilde bilgiye ulaşarak..Var olan  teknolojinin de 

yardımı ile epey bilgi öğrenebilir.
Deneme yanılması çok fazla olan bir takım kaynak ve zamanın

önemini gözardı ederek! Bazan şans işi güzel sonuçları yakalasa

da  nasıl olduğunu tam kavrayamadan zaman ve kaynak israflı

çalışmasını sürdürerek  çalışır. Bu arada farklı bakış açısına göre

farklı güzel eserler!  Verebilir...
Fakat püf noktasını rehberi olan kadar kolay öğrenemez, Daha

çok sayıda ki deneme yanılma ile yeni tekrarlar yapmak

zorundadır.
Kısaca;
Sonuca zorluklardan sonra pes etmez ise varabilir.

Bu bilim ve sanatta aynı  şekilde ilerler lakin, bilim de akli yetenek

(bkz.1) önemli iken...
 Sanatta(bkz.2) hem akli, hem beceri  diyebileceğim özgünlüklerle

"elini veya bir organını kullanma zorunlulugu'' da  devreye

girmektedir.

Çalışmalardaki  deneme yanılmalar esnasında yine özgün

diyebileceğimiz  güzel buluşlar veya çalışmaların ortaya çıktığını

okuyup duyabiliyoruz, hatta internet denen çağın kolaylığı

sayesinde uzakta da olsak görebiliyoruz. Bu çağdaş iletişim

durumu inovasyonuda körükler halde dir.

Bu hal durum neticesi ile oluşan farklılıklar;
Bilimde; bilimselliğin getirisinin  sanayiye uygulanabildiği ölçüde

değişik çalışma alanlarında her gecen gün hayatımızı

kolaylaştıran yeniliklere yol açar iken,
sanatta ise; hayatımıza kolaylaştırıcı tasarım veya ruhumuza

dokunarak hitap eden yeni güzellikler katıyor.
Kısaca söylemek gerekirse,  ikisinin karması sonucu,  göze ve

gönüle hitap eden aynı zamanda  hayatımızı oldukça

kolaylaştırabilir de olan  yeni yeni ürünleri  ''çağdaş vitrinler''de

yerini almış veya almaya hazırlanmış sırada  olarak  bolca

görmekteyiz...
   
        Sanat çalışmalarında ortaya çıkan güzellikler toplum

tarafindan kabul görür ise,  sanatın o görünen güzelliğini ortaya

çıkarma yetisine sahip olmuş ilk kişi çalışmasına devam ederken

çalışmaları ve bilgisi rağbet görmesi neticesi, kendi  bilgisini ihtiyaç

duyana ögretmeye başlamış bir durumda  yeni isteklilere rehber

oluyor ise toplum onayını aldığı söylenebilir ki  Iste  bu durum 

''toplumsal icazet''in  sonucudur...
   Öğrenenler arasında üstün yetenekli olup eserlerinin güzelliği

kendini geçenler olunca! Böylesi öğrenenlerininin  eserlerinide

aynen kendininmiş gibi kabul ederek, destekleme yürekliliğini

gösterebilen! Egosunu*(benlik duygusu) yenmiş insan ise artık

sanatta bir hoca olmuştur...Usta olmuştur...

 (yeni güzellikleri ortaya çıkarma yetisine sahip kişilerin keşfi)


 Toplumun icazeti süregendir ve bu sürekliliği sağlayıcı olduğu için

sadece teknik sanata ve göreceli olan görsel güzelliğe bakılmaz, 

başka toplumsal değerlerdeki uyumda önem taşır ve önemlidir.
Uyum oldugu surece;
   Hocalar ve öğrencileri ve de onlarında öğrencileri olarak bu

böyle zircirleme hatta biraz paskal üçgeni tarzı devam eder

gider...

   Esas icazet (izin belgesi)  toplumun veya o işe gönül veren

büyük  topluluğun, Rehber seçtikleri kişiyi
yaptıkları ile, yani varsa; eserleri ile, hal ve hareketleri ile, rehber

olduğu konuda temsile yetkili görerek  kabulu Toplumsal İcazeti 

almış olduğunun delili  diye düşünülmeli...
   
       Kısaca usta veya hoca bir kişidir ve verdiği izin belgesi

sadece değerli birinin verdigi, bana göre bu sanatı yapabilirliğini 

gösteren birtür güven  belgesi olmakla birlikte, yine bu belge

toplum icazeti (izni ) olmaz ise hiçbir işe yaramaz...Manevi değeri

olan bir belge olarak kalır.

      Topluma bakacak olursak icazetini öyle kolay vermez, Eğer

toplumsal icazete kavuşan biri var ise! Bu o kişinin belli kriterleri

uzun zaman ve emek (*) sonucu geçmesi ile olmuştur.


Demem o ki;
(*)Zaman göreceli olarak!  Farkli kişiler aynı işi, farkli zaman

süresinde,  farklı yetenek ile kavrar.

Eğer bir gözlem yapacak olursak, gördüğümüz üzere;
   Benzerlik oranı keskin özdeş iki vaka aynı eşit şartlarda

gerçekleşse bile vaka konuyu;
 1-Bazı insanar  çok uzun çalışma yaparak öğreniyor
iken,
 2-Bazıları  çok kısa sürede öğrenebiliyor

olduğu  bilimin literatüründe de takip edilebiliyor...


   Bu ikinci bölüme giren insanlar farkında olmadan, uzun süre

içinde olan yeteneginin, küçük bir dokunuş diyebileceğimiz

dışardan etki sonucu dışarı çıkarır!

İçindeki potansiyel artık patlamıştır ve kendini frenleyemez çılgın

patlamalarının olduğu  böyle bir döneminde! Gecesi gündüzü

birbirine karışsa bile , bilinen o ki bütün gücünü emeğini 

çalışmasına ayırır olduğudur.
Kendi farketmesede çevrenin gördüğü onun hep daha güzeli

üreten olduğudur.

    İşte böylesi durumda olanlar, Toplumun da kabul ettiği gereken

özelliklere de sahip ise,
  Toplumun, bireyin  çalışmalarına takdir bakışı, sonucu konuyla

ilgili yetkinlige kavustugu anda,yaptığına onayı, onun rehberliğini

kabul ettiği, yani izin verdiğidir.
Kısaca
Toplum icazeti vermiş, birey "Toplumsal İcazet"ini almıştır.


*(Yani ilahi kudretten gelen ''bir tür ebru diye düşündüğüm''

algılama yeteneği her yaratılan da farklı düzeyde ve bu durumun

genelde herkesin farkettiği hal durumu olduğu  inkar edilmemeli.)


                                                                                              NURGUN CERITOGLU
                                                                                                      1220/160712/RZ



  Sanatta Toplum!*                      

Elle şekillenen zenaat işi,Akılla çizilip, elle şekillenen ustalık işi,

Yürekle görüp akılla çizip elle şekilleyen kişinin ki özgün sanat işi,

Zenaatçıdır her er kişi,  Sanat! o özel bişi,Sanatcı da özel kişi.

Sanat eseri için yürek, akıl, gerek! Birde ter!Hemde  fiziki!

Zenaate sanat denilmez! Bu üç kuraldan varsa tek bir eksiği.

Tökezlersin, mat olursun yoksa gönul de ilham ve duygu seli

Atılırsan öne hiç çare yok ya göstereceksin kendini,Ya da...

Cahil cesaretli olmaz sanatcı  olan, akıl ve yürekle bilen birisi,

Sanatcıyım demez her kişi, Bilir sanatta toplumun paye verdiğini.


                                                    Nurgun Cerıtoglu
http://coskunlukanlari.blogspot.com/2012/10/toplum-elle-sekillenen-zenaat-isiaklla.html#links
                                                 


*http://nurgun-nur.blogspot.com/2012/07/ego-ve-inanc.html#links

(bkz.1)http://www.google.com.tr/search?q=Halim+%C3%96zyaz%C4%B1c%C4%B1&hl=tr&prmd=imvns&tbm=isch&tbo=u&source=univ&sa=X&ei=SvADULnjH4zdsga4vK2OAg&ved=0CFIQsAQ&biw=1280&bih=642http://www.google.com.tr/search?q=mimar+sinan+eserleri&hl=tr&sa=X&prmd=imvnso&tbm=isch&tbo=u&source=univ&ei=o-8DUOrYDIbhtQbco9nWBg&ved=0CHoQsAQ&biw=1280&bih=642
http://nurgun-nur.blogspot.com/2012/07/bilim-calismasi-yapabilmek-icin-hareket.html#links
www.tubitak.gov.tr/?ot=2&sid=541

Bilim - Vikipedi



(bkz.2)http://sbe.erciyes.edu.tr/dergi/sayi_15/14_kavuran.pdf
http://www.baskent.edu.tr/~tkaracay/etudio/agora/sanat/BilimVeSanat.htm
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=k%C3%BClt%C3%BCr+ile+sanat+aras%C4%B1ndaki+farklar
Sanat - Vikipedi